Bu sefer de pişmanlığı çekingen davranıyordu.
İçinde hiç kuşku olmadan öylece çekiniyordu işte
Ama bu tutumu onu farklı biri yapmıyordu,
Kendiyle sakinleşiyor en çok da susuyordu.
Negatif düşüncelerini sever olmuştu,neydi peki bu belirisiz çekingenlik… Samimi gelmiyor muydu acaba tesellileri hislerine;

Aniden diline yansıyan o cümle:”Hayır bu sadece bi şaşkınlık”

Olamazdı! En çok şu an iyileştirmeye ihtiyacı vardı kendini ve bunu düşüncesel değil de artık bedenen sağlamalıydı.

Sonuçta ne anlamı var o adımı atmadıkça beynin oyunlarının…

İster negatif ister pozitif bu hislerle yürümeye,ısınmaya başladı da çoktan ama duraksadığı yerlerde şaşıyordu. Sadece şaşma eylemi bile farkındalık kazandırabiliridi ona,çünkü o gücünü kendinden alan her duygusuyla kucaklaşmış bir bedende idi.